İçeriğe atla
Amerika

ABD’de Katolik Kilisesi’ni Sarsan Skandal: 944 Çocuk Mağdur!

ABD’de Katolik Kilisesi’ni sarsan rapor, onlarca yılın karanlık tablosunu ortaya çıkardı. Massachusetts’te en az 275 din görevlisi 944 çocuğa yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla ilişkilendirilirken, bazı vakaların yıllarca gizlendiği ve suçlanan rahiplerin başka kiliselere gönderildiği belirlendi.

ajans11··
abdpost post441454 6abe9ef1699da h
5 dakika okuma

ABD’nin Massachusetts eyaletinde Katolik Kilisesi’ne yönelik yıllardır devam eden soruşturmanın sonuçları, onlarca yıla yayılan çarpıcı bir tabloyu ortaya çıkardı. Eyalet Başsavcılığı tarafından yayımlanan kapsamlı rapora göre, üç piskoposlukta en az 275 Katolik din görevlisi, toplam 944 çocuğa yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla ilişkilendirildi.

Massachusetts Başsavcılığı tarafından Fall River, Springfield ve Worcester piskoposluklarına ilişkin hazırlanan raporda, yalnızca istismar iddiaları değil, kilise yönetimlerinin bu iddialar karşısındaki tutumu da ayrıntılı biçimde incelendi.

Soruşturma kapsamında 300 binden fazla sayfa belge gözden geçirilirken, 100’den fazla kişiyle görüşme gerçekleştirildi. Başsavcılık bulguları, “270’ten fazla din görevlisi ve yaklaşık 1.000 çocuk” şeklinde özetledi.

Kilise yönetimlerine ağır suçlamalar

Raporda, bazı kilise yöneticilerinin istismar iddiaları ve uyarı işaretleri karşısında gerekli adımları atmadığı belirtildi.

Hakkında suçlama bulunan bazı rahiplerin, görev yerlerinin değiştirilme nedenleri açıklanmadan başka kiliselere gönderildiği; bazı din görevlilerinin ise tedavi sonrasında yeterli gözetim sağlanmadan yeniden göreve döndürüldüğü kaydedildi.

Rapora göre bazı vakalarda din görevlilerine getirilen kısıtlamalar gerektiği şekilde uygulanmadı, istismar iddiaları kolluk kuvvetlerine bildirilmedi ve yeni görev yerlerine gönderilen rahipler hakkındaki suçlamalar ilgili yöneticilerle paylaşılmadı.

Başsavcılık, bu uygulamaların çocuklara yönelik istismarın uzun yıllar boyunca gizli kalmasına katkıda bulunduğunu belirtti.

“Kurumların itibarı çocukların güvenliğinin önüne geçemez”

Massachusetts Başsavcısı Andrea Joy Campbell, raporun açıklanmasının ardından hiçbir kurumun kendi itibarını ve çıkarlarını insanların güvenliğinin önüne koymaması gerektiğini vurguladı.

abdpost 0930 campbell 1 6abe9f67a3b92

Campbell özellikle çocukların korunmasının öncelik olması gerektiğine dikkat çekerken, soruşturmanın yalnızca geçmişte yaşananları ortaya çıkarmayı değil, mevcut koruma sistemlerindeki eksiklikleri belirlemeyi de amaçladığını ifade etti.

Raporda, piskoposlukların zaman içinde çocuk koruma politikaları geliştirdiği ancak denetim, hesap verebilirlik ve şeffaflık konusunda hâlâ eksiklikler bulunduğu belirtildi.

2002 Boston skandalı dönüm noktası oldu

Raporda yer alan vakaların önemli bir bölümü, ABD’de Katolik Kilisesi’ni sarsan 2002 Boston skandalından önceki yıllara uzanıyor.

Boston Globe’un “Spotlight” ekibinin araştırmaları, Boston Başpiskoposluğu’nda çocuklara yönelik cinsel istismar iddialarının sistematik şekilde örtbas edildiğini ortaya çıkarmış, skandal dünya çapında Katolik Kilisesi içindeki istismar vakalarının sorgulanmasına yol açmıştı.

Massachusetts’te yayımlanan yeni rapor ise benzer sorunların yalnızca Boston Başpiskoposluğu ile sınırlı olmadığını; Fall River, Springfield ve Worcester bölgelerinde de uzun yıllar boyunca yaşandığını ortaya koydu.

2002 sonrasında Katolik Kilisesi ülke çapında çocukların korunmasına yönelik reformlara giderken Massachusetts’te de istismar vakalarının bildirilmesine ilişkin yasalar güçlendirildi. Üç piskoposluk da daha sonra çocuk koruma ve mağdur destek birimleri oluşturdu.

Soruşturma 2019’da başladı

Fall River, Springfield ve Worcester piskoposluklarını kapsayan soruşturma 2019 yılında başlatıldı.

Savcılar yalnızca bireysel istismar iddialarını değil, kilise yöneticilerinin bu suçlamalara nasıl yanıt verdiğini ve çocukların korunmasına yönelik politikaların gerçekten uygulanıp uygulanmadığını da araştırdı.

Soruşturmanın sonunda kapsamlı yeni bir iddianame hazırlanmadı. Ancak Başsavcılık, incelemeler sırasında üç dosyanın yerel savcılıklara gönderildiğini ve Worcester Bölge Savcılığı’na iletilen dosyalardan birinde ceza davası açıldığını bildirdi.

Yüzlerce iddiaya rağmen neden dava açılamadı?

Raporda yüzlerce iddia bulunmasına rağmen cezai kovuşturmaların neden sınırlı kaldığı da açıklandı.

Başsavcılığa göre bazı eylemler, gerçekleştirildikleri tarihte Massachusetts yasaları kapsamında suç olarak tanımlanmıyordu. Daha sonra kabul edilen yasaların geçmişe dönük uygulanamaması nedeniyle bu vakalarda cezai süreç başlatılamadı.

Çocukların tehlikeye atılmasını suç haline getiren ve din görevlilerinin çocuk istismarını bildirme yükümlülüğünü genişleten bazı yasal düzenlemelerin 2002’de yürürlüğe girdiği, bu nedenle daha eski olaylara uygulanamadığı belirtildi.

Birçok vakada zamanaşımı sürelerinin dolması ve raporda adı geçen kişilerin önemli bir bölümünün hayatını kaybetmiş olması da cezai süreçlerin önündeki başlıca engeller arasında gösterildi.

Başsavcıdan zamanaşımının kaldırılması çağrısı

Başsavcı Campbell, soruşturmanın ardından eyalet yasalarında değişikliğe gidilmesi çağrısında bulundu.

abdpost indir 7 6abe9f7735418

Başsavcılık, çocukluk döneminde yaşanan cinsel istismar nedeniyle açılacak hukuk davalarındaki zamanaşımının tamamen kaldırılmasını önerdi. Ayrıca geçmişte zamanaşımına uğramış vakaların yeniden hukuk yoluna taşınabilmesini sağlayacak süresiz bir başvuru mekanizması oluşturulması istendi.

Piskoposluklara ise istismar iddialarını bağımsız ve kapsamlı şekilde soruşturma, suçlanan din görevlilerine yönelik kısıtlamaları etkin biçimde uygulama ve kamuoyuyla daha fazla bilgi paylaşma çağrısı yapıldı.

Raporda ayrıca Worcester Piskoposluğu’nun, Massachusetts’te hakkında güvenilir istismar suçlaması bulunan din görevlilerinin listesini kamuya açık şekilde yayımlamayan tek piskoposluk olduğuna dikkat çekildi.

Yarım asrı aşan karanlık tablo

Massachusetts Başsavcılığı’nın raporu, üç piskoposlukta uzun yıllara yayılan istismar iddialarının şimdiye kadarki en kapsamlı kurumsal dökümlerinden birini ortaya koydu.

En az 275 din görevlisinin 944 çocukla ilgili cinsel istismar suçlamalarıyla ilişkilendirildiği raporda, hukuki engeller nedeniyle birçok dosyanın cezai kovuşturmaya dönüşemediği belirtildi.

Başsavcılık ise bütün vakalarda cezai süreç yürütülemese dahi yaşananların ortaya çıkarılması, mağdurların deneyimlerinin kayıt altına alınması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi için kamuoyuna açıklanmasının önem taşıdığını vurguladı.

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap