ABD’yi sarsan davada son perde: Kararı jüri verecek
ABD’yi sarsan Lindsay Clancy davasında gözler jüriye çevrildi. Üç çocuğunu boğarak öldürmekle suçlanan eski hemşirenin kaderini tek bir soru belirleyecek: Doğum sonrası psikoz mu, planlı cinayet mi?

ABD’de 36 yaşındaki Lindsay Clancy’nin yargılandığı dava karar aşamasına geldi. Ocak 2023’te üç çocuğunu boğarak öldürmekle suçlanan Clancy’nin cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığına jüri karar verecek.
Beş hafta süren duruşmalarda savunma ve savcılık, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin birbirinden tamamen farklı iki tablo ortaya koydu. Clancy’nin avukatları, müvekkillerinin doğum sonrası psikozun etkisi altında olduğunu ve eylemlerinin hukuki anlamını değerlendirebilecek durumda bulunmadığını savundu. Savcılık ise Clancy’nin yaşadığı ruh sağlığı sorunlarına rağmen çocuklarını öldürme eylemini bilinçli biçimde planladığını ileri sürdü.
Savunma intihar girişimine dikkat çekti
Clancy’nin avukatı Kevin Reddington, kapanış konuşmasında müvekkilinin cinayetlerin ardından gerçekleştirdiği intihar girişimini bir kez daha gündeme getirdi.
Reddington, Clancy’nin bileklerini ve boynunu kestikten sonra evinin ikinci katından atladığını, bunun sonucunda belden aşağısının felç kaldığını hatırlattı. Savcılığın intihar girişiminin ciddiyetini küçümsediğini söyleyen avukat, Clancy’nin olay öncesinde “derin bir umutsuzluk” içinde bulunduğunu ifade etti.
Savunma ayrıca Clancy’nin çok sayıda ilaç kullandığını ve ruhsal durumunun ciddi biçimde bozulduğunu öne sürdü. Reddington, müvekkilinin doğum sonrası depresyon nedeniyle yardım aradığını, intihar yardım hattıyla iletişim kurduğunu, çeşitli sağlık uzmanlarına başvurduğunu ve kendi isteğiyle bir psikiyatri hastanesine yattığını belirtti.
Clancy’nin ihtiyaç duyduğu desteği alamadığını savunan Reddington, “Daha ne yapması gerekiyordu?” diye sordu.
Savcılık: Sağlık hizmetlerine erişimi vardı
Savcı Jennifer Sprague ise davanın kadınların ruh sağlığı sistemiyle ilgili olmadığını söyledi. Savunmanın bu yöndeki anlatımını “dikkat dağıtma” girişimi olarak nitelendiren Sprague, Clancy’nin ruh sağlığı sorunları yaşadığını kabul etmekle birlikte gerekli sağlık hizmetlerine erişebildiğini savundu.
“Bu, bakım veya kaynak eksikliği yaşayan bir kadın değildi” diyen Sprague, Clancy’nin çok sayıda tedavi olanağına sahip olduğunu belirtti.
Savcı ayrıca Clancy’nin çocuklarına zarar verme düşüncelerini ruh sağlığı uzmanlarından gizlediğini ileri sürdü. Savcılığa göre Clancy, çocuklarından ayrılmak zorunda kalmaktan korktuğu için bu düşüncelerini açıklamadı. Sprague, bu davranışın sanığın söz konusu düşüncelerin yanlış olduğunun farkında bulunduğunu gösterdiğini savundu.

Yolculuk süresini hesapladığı iddiası
Savcılığın en dikkat çekici iddialarından biri de Clancy’nin cinayetleri gerçekleştirmek için kendisine zaman yaratacak şekilde hareket ettiği yönünde oldu.
İddiaya göre Clancy, o dönemki eşi Patrick Clancy’yi dışarıdan yemek almaya gönderdi ve yolculuğun ne kadar süreceğini hesaplamak amacıyla harita üzerinden güzergâhı kontrol etti. Eşinden yakındaki bir eczaneden ilaç almasını da isteyen Clancy’nin, böylece onun eve dönüşünü geciktirmeye çalıştığı öne sürüldü.
Savcı Sprague, Clancy’nin eşinin ne kadar süre evden uzakta kalacağını bilmek istediğini; çünkü çocuklarını, ardından da kendisini öldürmek için sınırlı zamanı bulunduğunu iddia etti.
Doğum sonrası psikoz tartışmanın merkezinde
Savunmanın tezinin merkezinde, doğumdan sonra nadiren görülen ancak ağır ruhsal belirtilere yol açabilen doğum sonrası psikoz bulunuyor. Bu tablonun doğum yapan her bin kadından yaklaşık ikisini etkilediği tahmin ediliyor.

Clancy’nin avukatları, çocukların öldürüldüğü sırada müvekkillerinin ağır bir psikiyatrik tablonun etkisi altında bulunduğunu ve bu nedenle cezai sorumluluk taşıyamayacağını ileri sürüyor. Savcılık ise depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunlarının, Clancy’nin eylemlerinin farkında olmadığı anlamına gelmediğini savunuyor.
Clancy davası, ABD’de doğum sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin yeterliliğine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Jürinin vereceği karar, yalnızca sanığın hukuki kaderini değil, kamuoyunda haftalardır tartışılan temel sorunun yanıtını da belirleyecek: Lindsay Clancy çocuklarını ağır bir psikozun etkisi altında mı öldürdü, yoksa cinayetleri bilinçli ve planlı biçimde mi gerçekleştirdi?
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

Bir Lokması Yetiyor: Sosyal Medyanın Yeni Trendi Can Alıyor
Doğaya dönüş masum bir hobi gibi görünse de yanlış mantar seçimi ölümcül olabiliyor. ABD’de hızla yayılan yabani mantar toplama trendi; ölümlere, onlarca zehirlenmeye ve organ nakillerine yol açtı.

ABD’de İki Pilotun Öldüğü Kazada Çarpıcı İhmal!
New York LaGuardia Havalimanı’nda Air Canada uçağı ile bir itfaiye aracının çarpışması sonucu iki pilotun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin soruşturmada, iki hava trafik kontrolörünün mesaileri dolmadan kuleyi terk ettiği ortaya çıktı.

Meyveden Sarhoş Oldular! Şimdi Önlerine Gelene Saldırıyorlar
İngiltere’nin yeni derdi: Sarhoş eşek arıları! Çürük meyvelerden alkolü kapan davetsiz misafirler, ayarı kaçırınca saldırganlaşmaya başladı.