Hakan Fidan New York’ta Konuştu: Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Yüzyılın Rotası Çizildi
Türkiye-ABD ilişkilerinde ikinci yüzyılın rotası New York’ta çizildi. Hakan Fidan ile Türk ve Amerikalı diplomatların kritik mesajlar verdiği buluşmayı, ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli yerinde takip etti.

Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı yaklaşırken, iki ülke arasındaki yaklaşık bir asırlık ortaklığın geçmişi ve geleceği New York’ta düzenlenen kapsamlı programda ele alındı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında gerçekleştirilen etkinlikte; diplomasi, savunma, ticaret, enerji, bölgesel güvenlik ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin geleceği konuşuldu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk ve Amerikalı diplomat, akademisyen ve uzmanların katıldığı programı ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli de yerinde takip etti.
İlk Bölümde Burhanettin Duran’dan “İkinci Yüzyıl” Mesajı
Programın ilk bölümünde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Burhanettin Duran, Türkiye-ABD ilişkilerinin 2027 yılında 100. yılına ulaşacak olmasının yalnızca tarihi bir dönüm noktası değil, geleceğe yönelik yeni bir yol haritası oluşturmak için de fırsat olduğunu vurguladı.

Duran, iki ülkenin geçmişte ciddi görüş ayrılıkları yaşamasına rağmen diyaloğu sürdürme kapasitesine dikkat çekti. Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğinin yalnızca krizlerin yönetilmesi üzerinden şekillenmemesi gerektiğini belirten Duran; savunma sanayii, enerji, ticaret, yatırım, ileri teknoloji, yapay zeka, tedarik zincirleri ve kritik mineraller gibi alanların ikinci yüzyılın önemli iş birliği başlıkları arasında yer alması gerektiğini söyledi.

Duran ayrıca ABD’deki Türk toplumuna özel vurgu yaptı. Türk-Amerikan toplumunun iki ülke arasında önemli bir köprü oluşturduğunu belirten Duran; üniversiteler, iş dünyası, öğrenciler, bilim insanları, medya ve düşünce kuruluşlarının ilişkilerin toplumsal temelinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı kapsamında paneller, fotoğraf sergileri, dijital ve gezici sergiler, belgeseller, akademik sempozyumlar ve çeşitli yayınların planlandığı da programda duyuruldu.
Hakan Fidan’dan Kritik Mesajlar
Programın ikinci bölümünde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan kürsüye çıktı. Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına yaklaşılırken mevcut ivmenin kalıcı ve somut bir iş birliğine dönüştürülmesi gerektiğini belirten Fidan, iki ülkenin geçmişte yaşanan kriz ve görüş ayrılıklarına rağmen ortaklığın stratejik önemini koruduğunu vurguladı.

Fidan, yeni dönemde özellikle ekonomi, savunma ve enerji olmak üzere üç alanın öne çıktığını söyledi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını belirten Fidan, 100 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlattı. Savunma alanında iş birliğini sınırlayan sorunların çözülmesi gerektiğini ifade eden Fidan, enerji alanındaki uzun vadeli anlaşmaların da Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğinde önemli rol oynayacağını kaydetti.

Konuşmasında bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Fidan; Orta Doğu, Suriye, Irak, Gazze, Kafkasya ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi başlıklarda Türkiye ile ABD arasındaki diyaloğun önemine dikkat çekti.

Bölge ülkelerinin kendi güvenlik ve istikrarlarında daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören “bölgesel sahiplenme” yaklaşımını öne çıkaran Fidan, Türkiye-ABD iş birliğinin yalnızca iki ülkeye değil, bölgesel ve küresel barış ile istikrara da katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Fidan, Türkiye-ABD İlişkilerine İlişkin Soruları Yanıtladı
Fidan’ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen oturumun moderatörlüğünü, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat üstlendi.

Kanat’ın sorularını yanıtlayan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken mevcut iş birliği potansiyelinin daha etkin kullanılması ve yakalanan ivmenin somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomi, savunma ve enerjiyi yeni dönemin üç önemli iş birliği alanı olarak öne çıkaran Fidan; bölgesel güvenlik, savunma sanayiindeki sorunlar ve Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere iki ülkenin gündemindeki kritik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ticarette 100 Milyar Dolarlık Hedef Yeniden Gündemde
Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını belirtirken, iki ülke arasında daha önce ortaya konulan 100 milyar dolarlık ticaret hedefini de hatırlattı.

Savunma alanındaki kısıtlamalara da değinen Fidan, müttefik ülkeler arasındaki iş birliğini sınırlayan engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Enerjiyi ise iki ülke arasında uzun vadeli ve somut sonuçlar üretilebilecek üçüncü önemli alan olarak gösterdi.
Fidan’dan “Bölgesel Sahiplenme” Vurgusu
Moderatör Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat’ın sorularını yanıtlayan Fidan’ın üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de “bölgesel sahiplenme” yaklaşımı oldu.

Fidan, bölge dışından yapılan müdahalelerin geçmişte sorunları çözmekte çoğu zaman yetersiz kaldığını savunarak, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Bölgesel iş birliğinin kurumsallaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Savunma Sanayii Ve Rusya-Ukrayna Savaşı da Soruldu
Oturumda Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii sorunları da Fidan’a yöneltilen sorular arasındaydı. Fidan, bu konularda iki tarafın çalışmaya devam ettiğini ve çözüm için bazı adımların tamamlanması gerektiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, savaşın son yıllarda giderek tırmandığına, enerji, ulaşım ve iletişim altyapılarının hedef haline gelmesinin riskleri büyüttüğüne dikkat çekti. Türkiye’nin savaşın sona erdirilmesi yönündeki yaklaşımını sürdürdüğünü ifade etti.
Üçüncü Bölümde Türk Ve Amerikalı İsimler Aynı Masada
Programın üçüncü bölümünde ise Türkiye-ABD ilişkileri bu kez geniş katılımlı bir uzman panelinde ele alındı.

Panelin moderatörlüğünü SETA Foundation at Washington D.C. İcra Direktörü Dr. Kadir Üstün yaptı.

Panelde; Türkiye eski ABD Büyükelçisi James Jeffrey, Azerbaycan eski ABD Büyükelçisi Matthew Bryza, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan yer aldı.
Çağrı Erhan İlişkilerin Tarihsel Arka Planını Anlattı
Panelin ilk bölümünde Prof. Dr. Çağrı Erhan, Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel gelişimini anlattı. İlişkilerin yalnızca 1927’de başlayan resmi diplomatik dönemden ibaret olmadığına dikkat çekilen bölümde, Osmanlı dönemine kadar uzanan temaslar ve 19. yüzyıldaki ekonomik, diplomatik ve denizcilik ilişkileri ele alındı.

Erhan, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarih boyunca çeşitli sorunlarla karşılaşmasına rağmen tarafların farklı dönemlerde çözüm yolları bulabildiğine dikkat çekti.
James Jeffrey: “Birbirimize Güvenebiliyoruz”
Ardından söz alan Türkiye eski ABD Büyükelçisi James Jeffrey, uzun yıllara dayanan diplomatik deneyimi üzerinden Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendirdi.

Jeffrey, iki ülkenin ortak çıkarları bulunduğuna ve zaman zaman anlaşmazlıklar yaşansa da Türkiye ile ABD'nin birbirine ihtiyaç duyduğu alanların önemine dikkat çekti. Türkiye’nin bölgesel etkisinin Washington açısından önem taşıdığını belirten Jeffrey, iki ülke arasında koordinasyonun özellikle kriz dönemlerinde kritik hale geldiğini anlattı.
Akif Çağatay Kılıç: “Son 15 Yıl En Hareketli Dönemlerden Biri Oldu”
Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç ise Türkiye-ABD ilişkilerinin özellikle son 15 yıllık dönemine odaklandı.

Suriye, Irak, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgesel güvenlik konularında iki ülkenin zaman zaman farklı yaklaşımlar benimsediğine dikkat çeken Kılıç, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki şartların da sürekli değiştiğini vurguladı.
Kılıç, NATO’nun Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirtirken, iki ülke arasında tehdit algısı ve bölgesel gelişmelere yaklaşım konusunda görüş ayrılıklarının yaşandığını anlattı.
Matthew Bryza’dan Türkiye’nin Jeopolitik Konumuna Dikkat
Azerbaycan eski ABD Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumunun ABD açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Bryza, Türkiye’nin aynı anda Orta Doğu, Avrupa, Balkanlar ve Karadeniz ülkesi olmasının ülkeye son derece önemli bir jeopolitik konum kazandırdığını belirtti. Washington’da Türkiye’nin stratejik öneminin her zaman yeterince anlaşılmadığını savunan Bryza, iki ülkenin sorunları birlikte yöneten ortaklar olarak hareket etmesinin önemine işaret etti.

Bryza ayrıca geçmişte Türkiye ile ABD'nin enerji güvenliği alanında gerçekleştirdiği iş birliklerini örnek göstererek, Orta Asya, Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden küresel pazarlara uzanan bağlantıların yeniden önemli bir gündem maddesi haline geldiğini söyledi.
New York’tan İkinci Yüzyıla Mesaj
New York’taki programda verilen mesajların ortak noktası, Türkiye-ABD ilişkilerinin geçmişte yaşanan kriz ve görüş ayrılıklarına rağmen geniş bir stratejik zemine sahip olduğu oldu.

2027’de diplomatik ilişkilerinin 100. yılını kutlamaya hazırlanan iki ülkenin önündeki yeni dönemde; savunma, enerji, ticaret, yatırım, teknoloji, yapay zeka ve bölgesel güvenlik başlıklarının daha fazla öne çıkması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında gerçekleştirilen ve ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin de yerinde takip ettiği program, Türk ve Amerikalı üst düzey isimleri aynı platformda buluşturarak Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına ilişkin mesajların verildiği kapsamlı bir buluşmaya dönüştü.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

“Çavuş” Lakabıyla Tanınıyordu: ABD’de Hayatını Kaybetti
ABD’de Türk toplumunun “Çavuş” lakabıyla tanıdığı İbrahim Kurt, uzun süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düştü. 56 yaşında hayatını kaybeden Kurt için New Jersey’de cenaze namazı kılınacak, ardından naaşı Türkiye’ye gönderilecek.

Türkiye ile Uganda arasında ipler gerildi! Askeri anlaşmalar için flaş karar
Uganda, Türkiye ile yürüttüğü savunma ve askeri iş birliğini askıya aldı. Kararın, Türkiye’de yaşayan hükümet eleştirmeni Fred Lumbuye’nin Uganda’ya iade edilmesi konusunda Ankara ile Kampala arasında yaşanan gerilimin ardından gelmesi dikkat çekti.

Amazon Prime Kullananlara Para İadesi
ABD’de Amazon Prime kullanıcılarını ilgilendiren geri ödemede kapsam genişledi! Milyonlarca kişi hiçbir başvuru yapmadan 200 dolara kadar otomatik ödeme alabilecek; yeni ödemeler 1 Ekim’de başlıyor.