RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE ETKİN DENETİM ŞART!
Milyonluk villalar, lüks arabalar, değerli arsalar, şirket hisseleri…İnsan sormadan edemiyor: Bu mallar hangi parayla alındı?

Türkiye'de bir kamu görevlisi düşünün, aldığı maaş belli, kaç yıl çalıştığı belli.
Bu süre içinde ne kadar birikim yapabileceği de üç aşağı beş yukarı tahmini olarak belli.
Peki, elde ettiği gelirle açıklanamayacak kadar büyük bir servet ortaya çıkarsa ne olacak?
Milyonluk villalar, lüks arabalar, değerli arsalar, şirket hisseleri… İnsan sormadan edemiyor: Bu mallar hangi parayla alındı?
Elbette insanın malı mülkü artabilir. Miras kalır, başka yasal gelirleri olur. Buna kimsenin söyleyecek sözü yok. Ancak aldığı maaşla sahip olduğu servet arasında büyük bir uçurum varsa bunun da bir açıklaması olmalı. Devletin görevi de bu farkı araştırmak değil mi?
Asıl mesele burada.
Mal bildirimi vermek tek başına yeterli değildir.
Önemli olan, verilen bildirimin doğru olup olmadığını kontrol etmektir.
Ülkemizde yıllardır rüşvet, yolsuzluk, vergi kaçakçılığı ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması konuşuluyor. Son yıllarda belediye ihaleleri, imar ve ruhsat işleri, kamu kurumlarındaki bazı uygulamalar hakkında da zaman zaman ciddi iddialar gündeme geliyor.
1990 yılında çıkarılan kanunla kamu görevlileri ve kanunda belirtilen diğer kişiler için mal bildirimi zorunlu hâle getirildi. Yani kişi, kendi mal varlığının yanı sıra eşinin ve velayeti altındaki çocuklarının mallarını da devlete bildirmek zorunda. Evini, arsasını, arabasını, parasını, alacak ve borçlarını beyan ediyor. Kısacası devlet, kişinin mali durumunu bilmek istiyor.
Göreve başlarken verilen bu bildirim, mal varlığında önemli değişiklik olduğunda ve kanunda belirtilen zamanlarda yenileniyor.
Ancak asıl önemli olan, bu bildirimlerin gerçekten incelenmesidir.
Yıllar önce bildirilen mal varlığıyla bugünkü durum karşılaştırılmalı. Alınan maaş ve bilinen gelirle sonradan edinilen ev, araba ve arsalar arasında bir hesap yapılmalı. Açıklanamayan bir fark varsa bunun üzerinde durulmalı. Yoksa bildirim alınıp dosyaya kaldırıldıktan sonra ne anlamı kalır?
Bir de işin başka bir tarafı var. Herkesin malı kendi adına kayıtlı olmayabiliyor. Evler, arsalar, şirket hisseleri başka kişilerin veya şirketlerin üzerine yapılabiliyor. Bu nedenle gerektiğinde malın parasını kimin ödediğine, kimin kullandığına ve gerçekte kime ait olduğuna da bakılmalı.
Elbette bir yakının ev veya araba sahibi olması tek başına suç değildir. Ancak ortada somut bir şüphe varsa bunun araştırılmasından da kimse rahatsız olmamalı.
Düşünün; yıllarca belli bir maaşla çalışmış bir kişi, birden fazla ev, lüks araba ve değerli arsalar sahibi olmuş. Bu servetin nasıl elde edildiğinin araştırılması en doğal haktır. Sahip olunan servet, kişinin bilinen gelirleriyle örtüşüyor mu? Asıl sorulması gereken budur.
Kanun, yanlış mal bildirimi ve haksız mal edinme konusunda yaptırımlar öngörüyor. Önemli olan, bu hükümlerin kâğıt üzerinde kalmaması ve gerektiğinde uygulanmasıdır.
Elbette hiç kimse yalnızca iddialarla suçlu ilan edilmemeli. Suç varsa delilleri ortaya konulmalı, kararı da mahkeme vermelidir.
Maaş belli, servet ortada ise aradaki farkı araştırmak devletin görevi değil mi? Denetim yapılmayacaksa mal bildirimi vermenin ne anlamı var?
Kimseye ayrıcalık tanınmasın, kimseye de haksızlık yapılmasın. İstediğimiz bu kadar basit.
Ezcümle; mal bildirimi bir formalite olarak kalmamalı. Verilen beyanlar incelenmeli, servetin kaynağı araştırılmalı. Kimseye dokunulmazlık tanınmamalı, kimse de peşinen suçlanmamalı. Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, eşitlik ve adalettir.
Selam ve saygıyla…
Yaşar DURMAZ
Emekli 1. Sınıf Emniyet Müdürü
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

New York Belediye Başkanı Mamdani’den ICE’a Dava Tehdidi
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ICE ajanlarının New York'a ait otoparkları izinsiz kullanmasına karşı hukuki işlem başlatabileceklerini açıkladı.

New York Ve New Jersey'de Oy Kullanma Yeri Nasıl Bulunur?
ABD'de 3 Kasım 2026 ara seçimleri için New York ve New Jersey'de sandıklar açılıyor. Seçmenler oy kullanacakları adresi internetten öğrenebiliyor.

Zorlu Holding Başkanı, Türk İş İnsanı Ahmet Nazif Zorlu Vefat Etti
Türk iş insanı, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı 82 yaşındaki Ahmet Nazif Zorlu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.