Türk Gencinden Büyük Başarı: Dünyanın En Parlak 100 Öğrencisi Arasında
2020 İzmir depreminde yaşadığı korkudan yola çıkarak yenilikçi bir deprem güvenliği sistemi geliştiren Mert Özkardeş, dünyanın en parlak 100 öğrencisinden biri seçildi. ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin ulaştığı bilgilere göre Özkardeş, Oxford’daki zirvenin ardından şimdi bilgisayar mühendisliği eğitimi için UC Berkeley’ye gitmeye hazırlanıyor.

Henüz 16 yaşındayken geliştirdiği deprem güvenliği projesiyle uluslararası başarıya ulaşan Mert Özkardeş’in hikâyesi; aile desteğinin, toplumsal duyarlılığın ve vazgeçmemenin bir gencin hayatını nasıl değiştirebileceğini gösteriyor.
2008 yılında İzmir’de, iki çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Özkardeş, çocukluk ve gençlik yıllarını İzmir, Van ve Boston’da geçirdi. Annesinin görevi nedeniyle bir süre Van’da yaşayan Özkardeş’in ailesi, bu yolculuk boyunca en büyük dayanağı oldu. Sağlık sorunlarına rağmen anneannesiyle birlikte ülkenin diğer ucundaki Van’a giderek torununa bakan dedesinin desteği ise genç girişimcinin yaşamında ayrı bir yer edindi.
ABDPost New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin ulaştığı bilgilere göre Özkardeş’in deprem güvenliği üzerine çalışmaya başlamasının temelinde, bizzat yaşadığı sarsıcı bir deneyim bulunuyor. 2020 İzmir depremi sırasında evde yalnız olan Özkardeş, kuşunu yanına alarak merdivenlerden aşağı indiği anı hâlâ unutamıyor. Deprem sona erse de hissettiği sarsıntılar aylar boyunca bilinçaltında devam etti.

Bu süreçte, “Keşke deprem olduğunda bize haber veren bir sistem olsa” düşüncesinden hareketle bir proje fikri geliştirdi. Ancak o dönemde Liselere Geçiş Sistemi sınavına hazırlandığı için çalışmasına yeterince odaklanamadı. Yine de fikrinden vazgeçmeyerek onu bir kenara not etti.
Bir cümleyle değişen hayat
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Mert Özkardeş’in hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Yardım çalışmalarına katılan genç, bir gece yardım kolilerini paketlerken Hataylı bir jeoloji mühendisi olan amcasına bölgedeki durumu sordu.
Amcasının, “İnsanlar ölüyor, hiçbir şey yapamıyoruz” sözleri Özkardeş’te derin bir çaresizlik duygusu yarattı. Günlerce uyumakta ve yemek yemekte zorlanan Özkardeş, deprem güvenliği alanında somut bir çalışma yapması gerektiğine karar verdi.
TMMOB tarafından yayımlanan bir raporu incelerken 2020’de not ettiği proje fikrini yeniden hatırladı. Sisteminin yalnızca deprem uyarısı vermekle kalmayabileceğini; binaların sarsıntı verilerini inceleyerek kolon testi yapılmadan yapısal risklerin belirlenmesine yardımcı olabileceğini düşündü.

Böyle bir sistem için her eve ivmeölçer yerleştirilmesi gerekiyordu. Bunun Türkiye çapında ciddi bir maliyet yaratacağını fark eden Özkardeş, çözümü insanların ceplerinde buldu: akıllı telefonlar. Telefonlarda bulunan sensörlerden yararlanarak hem kullanıcıları deprem sırasında koruyabilecek hem de yapıların sarsıntı verilerini değerlendirebilecek bir model üzerinde çalışmaya başladı.
Yaptığı anketlerle sistemin kullanıcılar açısından karşılık bulup bulmayacağını araştırdı. Kullanıcıların kendi güvenlikleri için sistemi satın aldığı, elde edilen verilerin de daha geniş bir toplumsal faydaya dönüştüğü bir “kazan-kazan” modeli tasarlayarak projenin maliyet sorununa çözüm geliştirdi.

Yapay zekâyla daha güvenli odalar
Mert Özkardeş’e göre deprem güvenliği yalnızca binanın dayanıklılığıyla sınırlı değildi. Evlerin ve odaların yerleşimi de afet sırasında hayati önem taşıyordu. Bu nedenle projesine, odalardaki eşyaları deprem güvenliğini dikkate alarak otomatik biçimde düzenleyen bir sistem ekledi.
Önerilen düzenlerin kullanıcıların estetik beklentilerini de karşılaması gerektiğini düşünen Özkardeş, güvenlik ile görsel beğeniyi bir araya getirmek amacıyla bir yapay zekâ modeli eğitti. Böylece proje; deprem uyarısı, yapısal risk analizi ve güvenli oda düzenlemesi gibi farklı bileşenleri bir araya getiren kapsamlı bir sisteme dönüştü.
Birkaç arkadaşını da projeye dâhil eden Özkardeş, çalışmasıyla TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na başvurdu. Proje bölge sergisine davet edilmese de bu sonuç onu yolundan döndürmedi. Aynı çalışmayı, gençlerin toplumsal sorunlara yönelik projelerini destekleyen uluslararası Rise programına sundu.

Bir günde yeniden hazırlanan başvuru
Başvuru süreci Mert Özkardeş için oldukça zorlu geçti. 16 Ocak’ta Rise videolarıyla ilgili olumsuz geri bildirim aldı; hem Rise hem de TÜBİTAK başvurularının son günü ise 17 Ocak’tı. İki başvuruyu da eksiksiz tamamlayabilmek için gece boyunca çalışan Özkardeş, bütün dosyasını bir gün içinde baştan hazırladı.
Başvuru videolarında kişisel bilgilerinin yanlışlıkla görünmesi nedeniyle sekiz kez düzeltme yapması gerekti. Pes etmeyi düşündüğü anlarda ise hayatını kaybeden dedesinin, “Sen çok güçlüsün, her şeyi başarabilirsin” sözlerini hatırladı.
Aylar süren emeğin ardından 16 Nisan’da dünyanın farklı ülkelerinden seçilen 500 Rise finalistinden biri olduğunu öğrendi. Kendisinden daha büyük adaylarla yarışmasına rağmen finale kalması, ailesinde büyük bir sevinç yarattı.
Finalistlik sürecinde adaylardan okul içindeki ve dışındaki başarılarını belgelemeleri istendi. Özkardeş, finalist arkadaşlarından Naz Sarıkaya ile etik sınırlar içinde birbirlerine destek olduklarını belirtiyor. Finalist profilini 1 Mayıs 2024’te tamamlayan genç, yoğun başvuru sürecinin derslerini etkilememesi için normalden daha fazla çalıştı.

15 Haziran 2024’te, programın sonucunu büyük ölçüde belirleyecek finalist mülakatına katıldı. Öğrenim gördüğü Bahçeşehir Kolejindeki öğretmenleri de sunumlarını dinleyerek, yorumlarını paylaşarak ve hazırlık sürecinde yanında olarak Özkardeş’e destek verdi.
Dünyanın en parlak 100 öğrencisi arasında
Uzun ve stresli bekleyiş, 17 Eylül 2024’te sona erdi. Sonuçların açıklandığını okuldayken öğrenen Mert Özkardeş, dünyanın en parlak 100 öğrencisinden biri seçilmişti. İlk anda şaşkınlıktan tepki veremeyen genç, akşam eve döndüğünde ailesinin hazırladığı sürprizle karşılaştı. Anneannesi, teyzeleri, amcaları, kardeşi ve kuzenleri bu önemli başarıyı birlikte kutladı.
Kazandığı burs sayesinde eğitim masrafları karşılanan Özkardeş, daha sonra Oxford Üniversitesinde düzenlenen iki haftalık zirveye katıldı. Burada insan hakları üzerine bir konuşma yaptı; farklı ülkelerden genç girişimcilerle kültürler, toplumsal sorunlar ve çözüm fikirleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Şimdi ise önünde yaklaşık 10 bin kilometrelik yeni bir yolculuk var. Mert Özkardeş, bilgisayar mühendisliği eğitimi almak üzere bu yıl University of California, Berkeley’ye gitmeye hazırlanıyor.

Gelecekte kendi şirketini kurmayı hedefleyen genç girişimci, insanların hayatını kolaylaştıracak teknolojik sistemler geliştirmek istiyor. Deprem sırasında yaşadığı korkuyu toplumsal fayda üreten bir projeye dönüştüren Özkardeş, yolculuğunu şu düşünceyle özetliyor:
“Dünyada hâlâ çözülmesi gereken birçok sorun var ve önümde daha büyük hedefler bulunuyor. Hayatım boyunca üretmeye ve topluma katkıda bulunmaya devam edeceğim.”
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş Yapİlginizi Çekebilir

Nevada Alarmda: Reno’da Hawk Yangını 23 Mil Kareyi Aştı
ABD'de Nevada’nın Reno kentindeki Hawk yangını 23 mil kareyi aşarken, 42 bin kişi tahliye edildi; 45 bin kişi için de uyarı verildi.

Diyet yapmadı, 5 gün boyunca sadece pizza yedi! Ünlü yapımcının kilo verme deneyi şaşırttı
Kilo vermek için diyet ve kısıtlamaların şart olmadığını göstermek isteyen müzik yapımcısı Benny Blanco, beş gün boyunca yalnızca pizza tüketti. Blanco’nun deney sonunda kilo verdiğini açıklaması sosyal medyada gündem oldu.

Kraliyet Cephesinde Yeni Kriz! Markle’a Büyük Şok
İngiltere’ye dönüş hazırlığı yapan Meghan Markle’ın yıllar sonra oyunculuğa dönme hayali daha başlamadan krize dönüştü. Sussex Düşesi’nin The Gentlemen dizisinde rol alacağı, ancak İngiltere’den yükselen tepkilerin ardından planın rafa kaldırıldığı öne sürüldü.