'New Yorklu Gelin' Ayşe Keskin...
Instagram'da 180 bin takipçisi bulunan 'New Yorklu Gelin' Ayşe Keskin, abdpost.com'un konuğu oldu. Özlem Özgüt Yörekli ile Manhattan, Bryant Park'ta buluşan Keskin, ABD'deki akademik kariyerine nasıl ulaştığını ve şimdi neden New York'tan taşındığını anlattı. Gençlere tavsiyelerde bulundu.

Instagram'da 'New Yorklu Gelin' nickname'i ile tanınan Akademisyen Aşe Keskin, doktora yapmak üzere, 15 yıldır yaşadığı New York'tan North Carolina'ya taşınıyor. Burada University of North Carolina at Chapel Hill'den doktorası için kabul aldı.
İKİ ÜNİVERSİTEDE DERS VERİYOR
Keskin, halihazırda uzun yıllardır Brooklyn'deki St. Francis College'de İslam dini üzerine ders veriyor. Mercy College'ın Dobbs Ferry kampüsünde ise Hristiyanlık, İslam ve Musevilik üzerine derslere giriyor. Ayrıca burada, dünya dinlerinin tarihi üzerine de ders veriyor.
Türkiye'den gelecekler ya da halihazırda ABD'de bulunup okuyanlar için akademisyen olma konusunda her dalın farklı özellikler göstereceğini belirten Keskin, iyi araştırma yapıp PHD yapan öğrencilere mail yoluyla ulaşmayı tavsiye ediyor. Ama daha da önemlisi alanlarıyla ilgili olan hocaların makalelerini okuyup onlara mail yoluyla ulaşmanın daha doğru bir yol olduğunu söylüyor. Ama iyi düzeyde İngilizce bilmek gerektiğine özellikle vurgu yapan Keskin, bazı bölümlerin sınavla alım yaptığını da hatırlatarak iyi hazırlanmak gerektiğini belirtti.
Şimdi doktoraya başlayacak olan Keskin, kendisinin de hocalarla mail yoluyla iletişim kurduğunu ve bu yolla kabul edildiğini örnek gösterdi. Gönderdiği mailde; hocanın makalelerini okuduğunu, çok etkilendiğini, kendisine birkaç soru sormak istediğini yazmış. Ardından cevap gelince dikkat çekeceğine inandığı birkaç soru yöneltmiş. Bu sayede hocanın dikkatini ve ilgisini çekmeyi başardıktan sonra kendisiyle çalışmak isteyip istemeyeceğini sormuş ve kabul almış. Doktora yapmak isteyenler de bu yolu izleyebilirler.
'SİZE AÇILAN KAPILARI ASLA KÜÇÜMSEMEYİN!'
Gençlere, asla yapamayacaklarını söyleyenlere karşı kulaklarını tıkamalarını tavsiye eden Keskin, kendisinin de 15 yıl önce ABD'ye ilk geldiğinde master yapacağını öğrenen çevresinin 'çok zor, yapamazsın' dediğini hatırlattı. Hatta ehliyet alacağı zaman bile yapamayacağını söyleyenler olmuş. Bu tip olumsuz insanlar her zaman karşınıza çıkacaktır ama Keskin, onlardan etkilenmek yerine emek harcayıp, çalışarak azmettiğiniz takdirde kapıların ardına kadar açıldığını kendi tecrübelerinden de yola çıkarak hatırlattı.
Ama burada insanoğlunun sıkça yaptığı bir hataya da değindi: Ellerindekini küçük görmek! Yani önünüzde bir kapı açıldığında o anki görünürlüğü itibariyle maddi geri getirisi küçük ise maalesef o kapıyı da küçük görüyoruz. Hemen hepimiz bu hatayı defalarca kez yapmışızdır. Keskin'in anlatmak istediği, küçük gibi görünen bir fırsatı kabul edip azimle yola devam etsek belki de ardında çok büyük fırsatlar doğuracaktır. Yani yeni ve büyük kapılar açacaktır hayatımıza. Önemli olan başlamak ve çabalamak. İnsanların hemen hazıra konmak istemesinin belki de birçok büyük fırsatı kaçırmalarına sebep olduğuna işaret eden Keskin, o zaman da küçük fırsatları tepip büyük fırsatlara da ulaşamayınca olduğumuz yerde sayıp bu defa her yeni başlayacak olan insana da olumsuzluk aşılamaya çalıştığımızı ifade etti 'yapamazsın' diyerek.
Oysa ki direkt büyük bir kapıdan geçseniz belki de yeterince pişmediğiniz ve tecrübe edinmediğiniz için bocalayıp tökezleyeceksiniz ya da kolay elde ettiğiniz için kıymetini bilmeyeceksiniz. Sonra da başarısızlık duygusu sizi kemirecek. Küçük adımlarla ilerlemek her zaman daha mantıklı. Keskin, bu güzel mesajı verdi.
Örneğin şimdi yeni başlayacağı doktora için üniversitedeki hocasıyla görüşen Keskin, her soruya çok rahat cevap verdiğini, çünkü akademik derslere girmenin, gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. Ayrıca ders verme tecrübesi olup olmadığı sorulunca da yıllardır bu tecrübeye sahip olduğunu söylemiş. Ama ABD'ye ilk geldiğinde doktorya kabul alsa, mülakatta bu kadar özgüvenli davranamayacağını söyledi Keskin.
TÜRKİYE'DEN ALMANYA'YA, SONRA ABD'YE UZANAN HİKAYE...
Aslen Kayseri doğumlu olan Keskin'in ailesi o henüz 2 yaşındayken Almanya'ya taşınmış. Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve hatta Hannover Üniversitesi'nde Almanca Dili ve Edebiyatı ile Siyaset bölümlerinde lisans eğitimini bu sayede Almanya'da tamamlamış. O sıralar yeni evlenen Keskin'in eşi Green Card çekilişini kazanınca birlikte New York'a yerleşmişler.
Gelir gelmez orta düzeydeki İngilizcesini geliştirmek üzere bir kursa yazılan Keskin, 6 ayın sonunda bunun yetersiz kalacağını anlayınca dilini geliştirmek üzere master yapma kararı almış. City College'da dil eğitimi üzerine masterını tamamlamış. Bu sırada da küçük çocuklara Almanca dersler vererek para kazanmaya çalışmış.
Bu süreçte kızı dünyaya gelen Keskin, bununla da yetinmeyip İngilizce eğitmenlik yapabilmek için sertifika programlarına katılmış. İleride başka ülkeye yerleşirlerse elinde bir mesleği olsun istemiş. Sonrasında Amerikalı bazı arkadaşlarının tavsiyesiyle Türkiye'deki İlahiyat Fakültesi niteliğinde olan Hristiyanlık tarihi ve dünya dinleri üzerine eğitim alacağı okula girmiş. Hatta yüzde yüz burs bile kazanmış. Columbia Üniversitesi ile ortak çalışan okul sayesinde buradan da dersler alma fırsatı bulmuş. Ardından da iki üniversitede birden alanıyla ilgili dersler vermeye başlamış.
Gençlere de bu bağlamda kafalarına koydukları şeyin mutlaka peşinden koşmalarını tavsiye ediyor Keskin. Küçük büyük demeden önlerinde açılan tüm kapıları değerlendirmelerini altını çizerek öneriyor. Hatta bazen emeklerinin karşılığını maddi olarak değil ama manevi olarak alacaklarını hatırlatarak, bunu da hiçbir zaman küçümsememelerini söylüyor. Bunların çok daha önemli olduğuna vurgu yapıyor.
Röportajın tamamını yukarıdaki videodan izleyebilir ve çevrenizle paylaşabilirsiniz.
YORUMLAR